Author Archives: emineolgac

MÜSLÜMAN’IN ŞAHSİYETİ

Hamd , Alemlerin Rabbi Allah’a ;salat ,O’nun mahlukatının en hayırlısı Muhammed’e (sav), âline ve bütün ashabına olsun.
“Rahman’nın has kulları yeryüzünde vakarla yürürler, kendilerine bir cahil sataştığı
zaman selam der işlerine bakarlar” ( Furkan Suresi , 63)

“Kendisi için istediğini kardeşi için istemedikçe kamil manada iman etmiş olamaz!”

“Salih olanları, saliha olanlarla evlendirin.”
(Darimi, Nikâh, 10)

“Kötü kadınlar kötü erkeklere, kötü erkekler kötü kadınlara; temiz kadınlar temiz erkeklere, temiz erkekler temiz kadınlara yaraşır.” (Nur Sûresi, 26)
Salih ve saliha olursanız, Allah karşınıza çıkaracaktır.

“Allah kime saliha bir eş nasip etmişse, dininin yarısına yardım etmiş demektir. O halde o da dininin değer yarısını korumada Allah’tan korksun.”
(Taberani, Mu’cemü’l-Evsat, 972; Beyhaki, Şu’abu’l-İman, 5072)

“Dünya başlı başına bir metâ/faydalanma yeridir. Dünyanın en hayırlı nimeti de sâliha kadındır”
(Müslim, Rada’, 64; Nesâi, Nikâh, 15; Ahmed b. Hanbel, el-Müsned, c.2, s. l68)

“Saliha kadından daha kıymetli bir dünya nimeti yoktur.” (İbn Mace, Nikâh, 5)
İyiler hep az olacaktır.

“İnsanlar, develere benzerler. Bazen yüz devenin içerisinden, bir tane binilebilecek bir deve bulamazsın.”
(Buhari, Rikak, 189)


“Allahümme’calni mine’l-kalîl/Rabbim, beni azlardan kıl!
“Benim kullarımdan şükreden gerçekten azdır!”
Rabbim bizleri çokça şükreden kullarından eyle….

Ve sen KARDEŞİM;

Sabrınla bir “ASİYE (ra)” İffetinle bir “MERYEM (ra)”
Tevekkülünle bir “HACER (ra)”
Cömertliğinle bir “HATİCE (ra)”
İlminle ile bir “ÂİŞE (ra)”
Cihadınla bir “FÂTIMA (ra)”
Müslüman bir “KIZ”
Müslüman bir “EŞ “
Müslüman bir “ANNE”
Ve “SALİHA BİR KADIN OL!..”

Ve sen KARDEŞİM;

Sabrınla bir “EYÜP (as)”
İlminle bir “ALİ (ra)”
Cömertliğinle bir “HAMZA (ra)”
Sadakatinle bir “EBUBEKİR (ra)”
İffetinle bir “ YUSUF (as) ve OSMAN (ra)”
Adaletinle bir “ÖMER (ra)”
Bilgeliğinle bir “EBU’D –DERDA (ra)”
Fedakarlığınla bir “ MUS’AB B. ÜMEYR (ra)”
Müslüman bir “ ERKEK”
Müslüman bir “EŞ”
Müslüman bir “ BABA”
Ve “SALİH BİR MÜCAHİT OL !!!”

Hayat yollarının kıvrımları ve iniş-çıkışları döne dolaşa kabre varır. İnsanlar, yaşadıkları hakîkat ve niyetler üzere ölürler. Bu dünya hayatında vicdan huzûru içinde yaşamanın, îman ile son nefese kavuşabilmenin ve nihâyet ebedî âlemdeki ilâhî neş’e ve safâlara kavuşmanın en emin yolu, kulun “hamd”, “sabır”, “şükür” ve “zikir” hâlinde istikamet üzere bulunmasından geçer.
Zîrâ Allâh Teâlâ, Kur’ân-ı Kerîm’de yer ve gökteki herşeyi insanın emrine verdiğini beyân etmektedir:

“O göklerde ve yerde ne varsa hepsini, kendi katından (bir lutfu olmak üzere) size âmâde kılmıştır. Elbette bunda düşünen bir topluluk için ibretler vardır.”
(el-Casiye, 13)

“Görmüyor musunuz ki, Allâh göklerde ve yerde olan şeyleri sizin hizmetinize vermiş. Görünen görünmeyen bunca nimete sizi garketmiş?!..”
(Lokman, 20)

İnsanoğlunun sahip olduğu bütün nîmetlerin kaynağı Allah Teâlâ’dır.
İnsana bu kadar çok ve muhtelif lutuflarda bulunan Yaratan’a ve nîmetlerine karşı teşekkür ahlâkı; mü’min için îman sermâyesinin yarısını teşkil eder.
Şükür, nîmeti lâyıkıyla idrâk edebilmenin ismidir.
Zîrâ nîmeti, nîmet olarak kavramak, îmânî bir şuur işi;
Bizlere bu kadar nimet bahşeden Rabbe şükürsüzlük neden?
Öyle bir hal aldı ki bu durum zira şükrümüz dahi şükre muhtaç olur hale geldi.

Bu beden dahi senin değilken nedir seni şükürsüzlüğe iten ey nefis! .

ALLAH’IN (svt) SELAMI HİDAYETE TABİİ OLANLARIN ÜZERİNE OLSUN….

TÜM DERTLERİNE GÜLMEK İÇİN SEBEPLER

Hamd , Alemlerin Rabbi Allah’a ;salat ,O’nun mahlukatının en hayırlısı Muhammed’e (sav), âline ve bütün ashabına olsun.

Allah (svt) ,Âl-i İmrân Sûresi 17. Ayet de takva sahiplerinin özelliklerini bizlere anlatıyor:

O takva sahipleri, taât ve musibetlere sabreden (söz, iş ve niyetlerinde) sadâkat gösteren, Allah’a itaat eden. Allah yolunda mallarını harcayan, seherlerde Allah’dan mağfiret isteyen ve namaz kılanlardır.

Başka bir ayette ise itaatkar ve mütevazi kullarından şu şekilde bahdetmektedir:

“Allah anıldığı vakit onların kalpleri titrer. Onlar başlarına gelene sabreden, namaz kılan kimselerdir. Kendilerine verdiğimiz rızıktan Allah yolunda harcarlar.” ( Hacc ,35)

Bu ayetlerden de anladığımız üzere her türlü musibet ,bela, dertlere sabretmek itaatkar ve takva sahibi kulların özelliğidir. Dikkat etmemiz gereken ikinci nokta ise, dert sahibi olan yalnız bizler değiliz. Herşeyi kendimizle sınırlandırmamak gerekir. bu ayetler ilk başta Ashabı muhatap alarak bizlere örnek teşkil etmektedir. Ashab nice musibetlere ,belalara göğüs gerdiler ,hamd ettiler, davalarından vazgeçmediler.

Ancak bizlere geldiğinde ise durum farklı oluyor nedense !

Sanki bizden başka dert sahibi olan yokmuş gibi dert yanıyoruz herkese. Bizim derdimizden daha büyük dert sahibi yokmuş havalarına giriyoruz. Bunlar ancak Allah’a (svt) olan inancımızın zayıflığından, Kuran ve Sünneti tam olarak anlayamadığımızdan kaynaklanıyor .

Bu düşüncede olan kardeşlerimize ,tüm dertlerine dönüp güleceği 9 maddeyi okumalarını ve üzerlerinde tefekkür etmelerini istiyorum;
_____________________________________
1- Bu dert sonsuza kadar sürmeyecek,

2- Derdi gönderen Allah hiç sana zulmeder mi elbet vardır bir bildiği,

3-Tek dertli sen değilsin senden daha dertliler var,

4- Bu zamana kadar mutluydun biraz da üzül ne olacak,

5- En çok sevilen Peygamberimiz (A.S.M) dertliydi sen kimsin? ,

6- Dertli adam Allah’a yaklaşır bak bakalım oranlara zengin ve dertsiz olanlar mı daha Allah’a yakın, yoksa dertli olup sıkıntılı olanlar mı ?

7- Zaten dert çekmek için gönderildin cenneti bu dünyada arama, cenneti cennette yaşayacaksın…

8- Allah acizlere şefkat eder ve sever dertliler acizdir hadi yine iyisin Allah seni çok seviyor .😊

9- Allah’ın vermediklerine takılma, verdiklerine odaklan Allah aşkına saf mısın; Annesi, Babası sağ olmayanlar var, Kolu olmayanlar var, Bırak derdini kendini bile henüz görmemiş âmalar göremeyenler var, nefes alamayıp makineye bağlı olanlar var, müslüman olmayanlar var,tad alma duyusu çalışmayıp künefenin tadını saman gibi hissedenler var, tuvaletini yapamayanlar, Doğu Türkistanda, Suriye’de, Arakanda, Afrika’da yaşayanlar var, VAR, VAR, VAR.

“ SENİN KOLUN KIRIKSA KESİLMİŞLERE BAK “
•..🥀

DÜNYEVİLEŞME TEHLİKESİ

Hamd , Alemlerin Rabbi Allah’a ;salat ,O’nun mahlukatının en hayırlısı Muhammed’e (sav), âline ve bütün ashabına olsun.

Allah (svt) ,bir kaç ayetinde şöyle buyurmaktadır:

  • Bakara Suresi, 264. ayet: Ey iman edenler, Allah’a ve ahiret gününe inanmayıp, insanlara karşı gösteriş olsun diye malını infak eden gibi minnet ve eziyet ederek sadakalarınızı geçersiz kılmayın. Böylesinin durumu, üzerinde toprak bulunan bir kayanın durumuna benzer; üzerine sağnak bir yağmur düştü mü, onu çırılçıplak bırakıverir. Onlar kazandıklarından hiçbir şeye güç yetiremez(elde edemez)ler. Allah, kafirler topluluğuna hidayet vermez.
  • Nisa Suresi, 38. ayet: Ve onlar, mallarını insanlara gösteriş olsun diye infak ederler, Allah’a ve ahiret gününe de inanmazlar. Şeytan, kime arkadaş olursa, artık ne kötü bir arkadaştır o.

Uhrevi konularda bile dünyevileşme tehlikesi yaşıyoruz artık. .
Sadece dünyalık konularda, maddi konularda dünyevileşme tehlikesi yaşamıyoruz. Ahirete intikal edecek amellerimizi bile dünyevi çıkarlar için kullanıyoruz.


Namaz ahirete yönelik bir ameldir. Oruç öyledir. Hac öyledir, zekat, infak, Kur’an okuma, ibadet etme, ilim okuma gibi ahirete yönelik amelleri bile dünyalık amaçlara kullanıyoruz. Artık Allah’a arz ettiğimiz, arz etmemiz gereken amelleri insanlara arz ediyoruz. Allah’tan takdir beklerken insanlardan bekler olduk.


O kadar iyilik yaptık bize bir telefon bile açmadı diyerek iyiliklerimizden menfaat temin etmeye çalıştık. İyilik ödülü almak için iyilik yapar olduk. Kameraların olduğu yerlerde çok iyi insan, çok erdemli insan, çok takvalı insan profili çizdik. Hayır yaparken markamızın yazılmasını şart koştuk. Adımızı camilere şart koştuk. Sponsor olduğumuz gözükmeli dedik. Hayır hasenatlara adımızı kazıdık.


İlmi anlamda diplomaya daha fazla önem verdik. Diploma karşılığı olmayan ilimleri öğrenmedik. Kariyer için yazdık, kariyer için okuduk, kariyer için reddiye yazdık, şöhret için medyadaki yerimizi aldık. Sonra ne kadar takipçimiz olduğuyla iftihar ettik. Bizden ne kadar söz ediliyor diye haberleri takip ettik.


Sosyal medyada paylaştığımız Kur’an maktaları, tek nefeste Fatiha okuma şovları, çifte ezanlar gösterisi, mevlevi seması gösterisi, zikir gösterisi derken ibadetlerimiz beğeni toplayan araçlara dönüştü.

Daha ne kadar dünyevileşeceğiz?