Tag Archives: cehennem

CEHENNEM KORKUSU

Hamd ,Alemlerin Rabbi Allah’a ;salat ,O’nun mahlukatının en hayırlısı Muhammed’e (sav), âline ve bütün ashabına olsun.

Allah (svt) ,Tahrim suresi 6. Ayette şöyle buyurmaktadır:

“Ey iman edenler, kendinizi ve ehlinizi (ailenizi, neslinizi, kardeşlerinizi, eliniz ve emriniz altındaki kimseleri cehennemdeki) ateşten koruyun ki, onun yakıtı insanlar ve taşlardır; (cehennemin) üzerinde (görevli) oldukça sert, güçlü ve şiddetli melekler vardır. Allah kendilerine neyi emretmişse (kesinlikle yerine getirirler), O’na isyan etmezler ve emredildiklerine göre hareket ederler.”

Rabbimiz bizlere sürekli cehennem ateşinden korunmamız gerektiğini birçok  ayetinde ifade etmiştir. İnsanoğlu da her daim içinde cehennem ateşine karşı bir korku ile hayatına devam etmekte ama o ateşten kurtulmak için gereken çabayı sarfetmemektedir. Sadece lafta korkularımızı dile getirirken amel kısmında sanki ateşten korkmuyormuşuz gibi bir durum içindeyiz.

Bu özgüven nereden bize geliyor acaba?

  • Amellerimize mi güveniyoruz ?
  • Kıldığımız üç beş rekat namaza mı güveniyoruz?
  • Tuttuğumuz oruçlara mı güveniyoruz?
  • Verdiğimiz üç kuruş sadakaya mı güveniyoruz?

Hiç kimsenin azabından kurtulamayacağı cehennemden korkmak veya korktuğumuzu iddia etmek istiyorsak bunu yaşantımıza ,amellerimize ,ehlimize yansıtmamız gerekmektedir.

Müslüman olarak Allah’a (svt) karşı her daim korku ve ümit içinde olmalıyız.  Korku ve ümit bir arada ve eşit derecede olması gerekmektedir. Sadece korku ile yaklaşılması da sadece ümit ile yaklaşılması ulema tarafından güzel görülmeyip çirkin bir iştir diyenler de olmuştur.

Ateşten korkmanın gayesini Süfyan b. Uneyne şöyle ifade etmektedir:

“Allah (svt) ateşi bir rahmet olarak yarattı ve kullarını onunla korkutup haramdan vazgeçip terk etmelerine vesile kıldı.

Asıl gayemiz; Allah’a (svt) itaat etmek ,sevdiklerini ve razı olduklarını yapmak ,yasakladıklarını da terk etmektir.g

Selef alimlerimizden öyleleri vardır ki , onlar dünya ateşini gördüklerinde bunu ahiret ateşini hatırlattığı için oldukları yere yığılırlarmış.

Bazı alimler ise cehennemi düşünmekten gecelerini uykusuz geçirmektelermiş.

Bir rivayete göre İbn Cüreyc ‘e “Duydum ki hiç gülmüyormuşsun “ diye sorduklarında şöyle cevap vermiştir:

“Cehennem ateşi tutuşturulmuş, kelepçeler hazır hale getirilmiş, zebaniler hazır beklerken ben nasıl  gülebilirim? “.

Bir rivayete göre “ Ebu Musa el-Eş’ari Basra’da hutbe verirken Cehennem’den bahsetti ve gözyaşları minbere düşene kadar ağladı. O gün insanlar hüngür hüngür ağladılar.”

Son olarak İbn Ömer’den (ra) rivayet edildiğine göre, Peygamberimiz (sav) bir hutbede şöyle buyurdu: “İki büyük şeyi unutmayınız: ‘CENNET ve CEHENNEMİ’ “. Gözyaşları mübarek sakallarının etrafını ıslatana kadar ağladı,sonra şöyle buyurdu:

“Muhammed’in nefsinin elinde bulunduğu Allah’ a yemin olsun ki eğer benim ahiret hakkında bildiklerimi bilseydiniz dağlara çıkar ve başınızın üzerine toprak atardınız.”

Rabbim bizlere de AHİRET ve CEHENNEM şuurunu hayatımızda tam anlamıyla tatbik etmeyi ve ehlimize ,çevremize tatbik ettirmeyi nasip etsin. Bizleri Cehennem ateşinden muhafaza eylesin .

ALLAHÜMME AMİN ECMAİN …